BMC Tulga'yı Tanıyalım

BMC markası son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti’nin çeşitli alanlarda oluşan araç ihtiyacını karşılayarak hepimizin adını sıklıkla duyduğu bir marka. Aynı zamanda marka üzerinde birçok tartışma ve spekülasyon bulunsa da geliştirilen ve ortaya çıkan projeler tüm hızıyla devam ediyor. Sivil ve savunma sanayi alanlarında ülkemizde oldukça aktif şekilde hizmet veren BMC’nin yeni projesi “Tulga” medyada ve toplum içerisinde oldukça dikkat çekmişe benziyor. Öyle ki araç hakkında merak edilen birçok konu var. Biz de bu merak edilen konulara yazımızda değinerek sizleri aydınlatmaya çalışacağız. Haydi BMC Tulgayı tanıyalım!

Geliştirme Süreci

BMC Tulga’nın geliştirme süreci ihtiyaca yönelik olarak ortaya çıktı. İçişleri Bakanlığı’nın meskûn mahal aracı ihtiyacı sebebiyle talep üzerine geliştirilmeye başlanan BMC Tulga’nın neredeyse tamamına yakını yerli imkanlarla üretildi ve geliştirildi. Projenin ismi geliştirme sürecinin başlarında bilinmese de 2019 İstanbul Teknofest’te Osmanlı İmparatorluğu zamanında askerlerin koruma amacıyla kafalarına taktığı miğfer anlamına gelen “Tulga” adını aldı. Öncelikli olarak aracın Türkiye Cumhuriyeti güvenlik kuvvetlerinin ihtiyaçlarını tam anlamıyla karşılayacak hale gelerek seri üretime geçirilip ülkeye kazandırılması planlanıyor. Sonrasında aracın sahadaki performansına göre yurtdışına ihracı ya da sivil kullanıma kazandırılması gündeme gelebilir.

Teknik Özellikleri

BMC aracın etkili bir performans gösterebilmesi için hiçbir masraftan kaçınmamış. Öncelikle araç pikap sınıfında zırhlı bir araç olacağından dolayı 4x4 sistemi ile üretilmiş. Bu özelliği sayesinde aracın operasyonel anlamda herhangi bir arazi kısıtlaması bulunmuyor. Çok yönlü bir arazi aracı olarak dikkat çekiyor. Buna ek olarak BR7 Balistik Koruma Seviyesi’ne sahip olan Tulga otomatik veya keskin nişancı gibi ateşli silahlara karşı etkili bir koruma sağlıyor. Sahip olduğu zırhın yanı sıra mayınlara karşı koruma sağlayan ekstra donanıma sahip olan Tulga, 90 milimetrelik güçlendirilmiş zırhlı camları ile güvenlik güçlerinin herhangi bir zarar görmesini engelliyor. Bu camlar zırhlı olmasının yanı sıra dijital perde özelliği ile donatılmış. Böylece araç içerisinde bulunanlar isterlerse aracın içini dış dünyaya kapatabiliyor. Buna ek olarak, araç içerisinde bulunan göstergeler maksimum verimi alacak şekilde dijital olarak tasarlanmış. Böylece dijital göstergeler sayesinde araç sürücüsü ve personelin dikkat düzeyi en üst seviyeye çıkarılmak istenmiş. Tüm bu saydığımız koruma unsurları ve aracın sahip olduğu şasi yapısını ele alacak olursak, aracın ağırlığı 6 ton gibi bir rakama ulaşıyor. Bu ağırlıktaki bir aracın sahada efektif bir manevra ve hareket yeteneğine sahip olması için güçlü bir motora sahip olması gerekiyor. Bu gücü araca sağlayan kaynak ise 3.8 Litrelik bir dizel motor. Bu motor 280 beygirlik bir güce ek olarak 2800 Nm’lik bir tork kuvveti üretme kapasitesine sahip. Böylece araç arazide hantal görüntüsüne rağmen oldukça etkili olabiliyor.

 

Yorumlar

  1. İlk yorumu sen yap...

Yorum